İyi Ki Yazmaya Başlamışım!

Merhabalar,

Tekrardan Industryolog DNA’da sizlerleyim. Bugün makaleye yazmaya nasıl başladığımı ve heyecanımı sizlerle paylaşacağım.

İçimde hep bir yazma hevesi vardı ve Industryolog’ un oryantasyon sürecinden itibaren makale yazacağım günü sabırsızlıkla bekliyordum. Çünkü Murat abinin “Ofiste Bugün” yazıları bana çok büyük ilham kaynağı olmuştu. Her gün okuldan eve geldiğimde o yazıları okuyor ve yorumluyordum, kendi makalelerimi yazma hayali kuruyordum.

Oryantasyon sürecini tamamladıktan sonra aylık yazı hedefi belirlememiz istendi. Fakat bu yazı hedefimiz en az 3 olmalıydı. Ben de ilk ay 3 tane yazı hedefi belirledim. Çünkü ilk yazılarım olacağı için biraz endişeliydim ve bu yüzden fazla hedef koymak istemedim. Bu noktadaki amacım ufak ama sağlam adımlarla ilerlemekti. 

İlk yazımı yazmaya karar verdiğim gün, öncelikli olarak hangi konuda yazı yazmam gerektiğini araştırdım. Ben de yaptığım araştırmalar sonucunda inovatif düşünceler ışığında ortaya çıkarılmak istenen bir yıldız duvarıyla karşılaştım. Bu yıldız duvarı denizden enerji üretiyordu ve ismi de Parthenon’ du. İsminin nereden geldiği ve denizden enerji üretmesi bana ilginç gelmişti. Bunları görmem benim yazıya hemen başlamama neden oldu. İyi ki de öyle oldu!

Yazıya ilk başlık bulmakla başladım. Daha sonra birkaç tane kaynaktan tarama yaptım ve gerekli bilgileri derledim. Burada dikkatimi bir şey çekti. Aslında ilk önce gerekli bilgileri derledikten sonra başlığı öyle bulmalıydım. Ben de başlığımı yeni bir başlıkla değiştirdim ve bundan sonraki yazılarım için başlık bulmayı kolaylaştırma yoluna gittim.

Gerekli bilgileri derleyip okuduktan sonra bu konu üzerinde kendi düşüncelerimin değerlendirmesini yaptım ve boş Word sayfasını açtım. İşte o an ki heyecanım tarif edilemez boyuttaydı, benim için çok farklıydı. “Merhabalar” kelimesini yazarak  lisede hep ertelediğim hayalimin ilk adımını atmıştım.

Heyecanı üzerimden atar atmaz bu konudaki kendi düşüncelerimi belirttim ve arkasından bu duvar hakkındaki bilgileri sıraladım. Yazdıklarım hep birbiri arkasına geliyordu. Çünkü artık klavyemin gücüne inanmıştım.

Bu yazıyı yazarken bir diğer amacım da kendi düşüncelerimi bilgiler ışığında ön plana çıkarmaktı ve ben bunu yapabildiğimi düşünüyorum. Çünkü bir sonraki yazımda bu daha net ortaya çıktı. Yazdığım bir sonraki yazıyı Murat abi yorumlamıştı ve yazının beğenilmesi beni çok motive etmişti. Hatta o günü hiç unutmam sabah uyandığımda Ezgi abla Murat abinin ses kaydı atmıştı, yolda dinleye dinleye yürümüştüm. Ses kaydını dinlemeyi bitirdikten sonra bir kez daha “İYİ Kİ YAZMAYA BAŞLAMIŞIM!” dedim.

İşte benim de ilk makalemi yazma hikayem bu şekilde. Size ilham olması dileğiyle bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Esen kalın…


Like it? Share with your friends!

0