Yola çıktığında yalnızsındır ta ki fark edilene kadar.

Etrafına bakmadan yola çıkma sebebine odaklan ve onu unutma. Sonra o ıssız yolda yanan fenerler sana eşlik edecektir.

Hepimizin aklında birçok proje vardır başlayamadığımız yada yarım kalan. Neden olmadığını şöyle bir düşünecek olursak, çevremizin söylediklerine projemizden daha çok odaklanmamız yada bize yardım edecek bir el bekleyişimizden. Ama her zaman o kadar şanslı olamayacağız ve yardım eli sizi oturduğunuz yerden karşılamayacak. Bir önceki LIFS yazımda da bahsettiğim gibi tüm bunların bilinci ile beklemeyi tercih etmedik ve harekete geçtik.

Bir işe girişmiştik, onun iyi olabilmesini ve sürekli proje ekibimi düşünüyordum. Bu süreçte kaptanlık ve ekip olmaya dair pek çok araştırma yapmaya başlamıştım. Teori ile deneyim arasındaki pek çok farklılıklar vardı. Buda daha çok çalışmama neden oluyordu. Araştırmalara harcadığım vakit sosyal çevrem ve ara sıra Akademi tarafından garip karşılanıyordu. Çevreme vakit ayıramadığım için çoğu kez sitem dolu cümlelere maruz kaldım.Bunlar benim heyecanımı yitirmeme engel olamadı.

Üzerimde kendime ve arkadaşlarıma vermiş olduğum sözlerin ağırlığı ve en iyisine ulaşana kadar her şeyi öğrenebilme arzusu vardı. Bu duygular kişide ne kadar bulunsa da hiçbir şey tek taraflı değildir. Ekibin verdiği emekler ve enerjileri olmasa ömrü çok uzun olmayabilirdi. Birbirimize karşı olan sorumluluk duygusu hepimizin 4 el ile sarılmamızı sağladı. Onlar da inanmasa motivasyonlarını düşürebilecek çok fazla etken vardı. Bunlardan biri başlangıçta bilgi kartlarına olan ilginin yeteri kadar olmaması ve diğeri ise sosyal hayatlarından fedakarlık etmeleriydi. Fakat amacımızı biliyorduk. Bilgi kartları ile 1 kişi dahi olsa birilerine bilgi katabilmek ve ona ulaşabilmekti. Buna odaklanıp diğer etkenlere çok fazla takılı kalmadık.

 

Benim vazgeçmemi engelleyen bir diğer şey ise anahtar kelimemi (daha önce kimse yapamadı)  duymuş olmamdı.”Kişi bir ekibin başına geçince araştırma yapmayı bırakır sen bırakma” Murat Bilginer buna benzer bir cümle söylemiş olmasaydı 6 aylık serüvenimiz çok farklı bir boyutta olabilirdi. Benim vazgeçmek yerine 4 el ile sarılma nedenlerim bunlardı. Verilen emeklerden sonra çevremin olan bitene alıştığını ve desteklemeye başladığını hissediyordum. Bu benim için bir başarıydı ama unutmamak gerek ki en büyük başarı bazen vazgeçebilmektir. Konfor alanınızdan, eğlencelerden veya yeri geldiği zaman projenizden bile olabilir…

 

 

 


Like it? Share with your friends!

0